Naif Bir Fırtına: Neko Case
Joan Baez’in folk esintileri, Patti Smith’in fırtınalı sesi, Nick Drake misali bir doğa aşkı… Neko Case, bu üç güçlü niteliğin 2000’lerdeki yansıması dersek abartmış olmayız.
Popüler müzik sahnesinde 30 yılı aşan bir süredir devam eden – sound bazında – ‘elektronikleşme’nin, müzikal trendleri belirleyen en güçlü etkenlerden biri olduğu tartışılmaz bir gerçek. ‘elektronikleşme’yle birlikte gelen bir çok yeniliğin birebir tanığı olan bizler için, şimdilik bu yeniliklerin muhasebesini yapmak çok kolay değil. Bu muhasebenin görece kavramlardan ziyade (iyi oldu, kötü oldu vs. gibi) müzikal anlamda üretilen yaratıcı güce dayanarak yapılması gerektiğini düşünen biri olarak en azından benim için hiç kolay olmadığını söylemem gerekir. Bu noktada ‘elektronikleşen’ müzik dünyasında ikinci (hatta bazan üçüncü) plana atılan müzik türleri adına yapılan çalışmalar ise ayrı heyecan kaynağı oluyor.
’90ların sonundan beri yukarıda bahsettiğim türden çalışmalara imza atan Amerikalı country (geleneksel denemez) şarkıcısı ve şarkı yazarı Neko Case’in 5. stüdyo albümü Middle Cyclone Mart başında yayınlandı. 2006 senesinde çıkardığı ve bana göre ilk önemli albümü olan Fox Confessor Brings the Flood’dan 3 sene sonra çıkan Middle Cyclone, Neko Case’in her albümünde bize hissettirdiği doğa aşkını ve doğayla bütünleşme sevdasını anlatmaya devam ediyor.
Alternatif bir country ‘sound’una sahip albümde Calexico, The New Pornographers, Los Lobos topluluklarının da imzalarını görmek mümkün. Albümdeki 3 parçada dinlediğimiz ‘piyano orkestrası’nın kayıtları, Case’in yeni yerleşmeye başladığı Vermont’taki çiftliğin ahırında yapılmış. Case, bu ‘piyano orkestrası’ndaki piyanoları internetten (piyanolar kullanılamaz durumda oldukları için) bedavaya bulmuş ve akortlarını yaptırdıktan sonra albümde kullanmaya karar vermiş. Ahırda yapılan kayıtlar, profesyonel stüdyo havasından oldukça uzak bir havada; araya karışan kuş, kurbağa sesleri eşliğinde yapılmış. (Polar Nettles parçasında bahsedilen kurbağa ve kuş seslerini dinlemek mümkün) Doğayı müziğinin merkezine oturtan Neko Case ahırdaki kayıtlarla ilgili şöyle diyor: “Ahırda yapılan kayıtlar sonunda bülbül, kurbağa sesleri ve bunlar gibi şeylerle karşı karşıya kaldık. Ahırda yaptığım kayıtların bir başka sevdiğim yönü de herşey üzerinde kontrol sahibi olamamam.”
Albüm, Case’in bir fırtınanın gözünden aşkını anlattığı şarkı This Tornado Loves You ile başlıyor. Nick Drake’ten sonra doğayı sözlerine incelikle yerleştirebilen ender şarkı yazarlarından biri olan Case, önüne gelen herşeyi yutan bir fırtınanın,aşkını arayışını bakın nasıl anlatıyor: “Sevgilim, ben ses hızıyım/Onları (önüme gelenleri) annesiz, babasız bıraktım/ Ruhları tersyüz, ağızlarından dışarı sarkıyor/Ama yetmedi/Ben seni istiyorum”
Sözleri kadar armonisiyle de Nick Drake’e benzetmekten kendimi alamadığım 5 numaralı parça Vengenance is Sleeping ve onu takip eden 6 numaralı parça Never Turn Your Back On Mother Earth (Toprak anaya asla sırtını dönme), albümün akustik anlayışını yansıtan iki önemli parça olarak dikkati çekiyor. Doğanın gerçek bir parçası olarak yaşama fantazisi Case’in sözlerinin ortak mesajı. Bu mesajı görsel olarak kuvvetlendiren bir albüm kapağı karşılıyor bizi. Elinde kılıcıyla ’68 model bir Mercury Cougar otomobilin üzerinde savaşa hazır bir pozisyon almış şekilde gördüğümüz Case, daha albümü dinlemeden bize bir doğa savaşçısı olduğunu anlatmış oluyor.
Gökten bir misket gibi düşen saksağanın tüm bir güne eşlik edişini anlattığı şarkı Magpie To The Morning ve albümün genel havasına aykırı bir şekilde gotik bir hava içinde başlayan Prison Girls diğer keyifli şarkılar arasında. Bu iki şarkı arasında ise I’m an Animal, Case’in Middle Cyclone’da tüm anlatmak istediklerini özetliyor bize:
“Bunun benim bir içgüdüm olduğunu söyleyebilirsin /Evet, hala sahibim ona (bu içgüdüye)/ … /Ve ben bir hayvanım, sen de öylesin”
Albümün kapanışını ise 32 dakika uzunluğundaki Marais la Nuit yapıyor. Bu sıradışı uzunluktaki parça, sadece Case’in çiftliğinde kaydettiği kurbağa seslerinden oluşarak tarihteki en ilginç albüm kapanışlarından birine imza atıyor.
Case’in sözleri ve müziklerinin yanında albümün bazen vahşi, bazen karanlık havasını yaratan gitarist Paul Rigby ve bas gitarist Tom V. Ray’in de hakkını vermek lazım. Uzun süredir birlikte çalışan topluluğun 2002’de yayınladıkları Blacklisted ve 2006’da yayınladıkları Fox Confessors Brings the Flood’la şarkı sözleri bakımından açık bağlantılar bulunan Middle Cyclone 2009’un önemli albümleri arasında yerini alacak gibi görünüyor. (Daha şimdiden Amerika listelerinde 3 numaraya ulaşmış durumda.) Case’in şarkılarında ısrarla kaçındığı ‘söz-nakarat-söz’ yapısının bu albümde de olmaması, Middle Cyclone’un neden ilk dinleyişte hazmedilecek bir çalışma olmadığını açıklıyor bana göre. Sabırla, dikkatle dinledikçe keyfine ve inceliklerine varılabilecek ve sonra vazgeçilemeyecek albümlerden biri Middle Cyclone.
